orkun's profileWindows Live alanıPhotosBlogListsMore ![]() | Help |
Windows Live alanı |
||||||||
|
October 23 burası TBMM23 Ekim
MECLİSMECLİS’E NE DEMELİ ? Yüce önderimiz bir meclis kurmuştu. ANKARADA. İsmine, TBBM. Denirdi. Bu meclis ki, TÜRKİYE CUMHURİYETİ’Nİ savunurdu. Bu meclis ki, hepsi bir ağızdan, ( ya ölüm, ya istiklal ) diyen bir meclis ve onun hükümeti. Dış devletlerde, TÜRKİYE CUMHURİYETİNİ savunan, çıkarları için yumruğunu masaya vuran vekiller. Direterek, karşı çıkarak, Mondros müzakeresini yırtıp, Lozan anlaşmasını kabul ettiren vekillerimiz. Yerli malı yurdun malı, her TÜRK onu kullanmalı diyerek halkını yerli malına özendiren vekillerimiz. Asilerin ayaklanmasında tek yumruk olan vekillerimiz. Halkını ve devletini düşünen vekillerimiz. Biz ve yüce önderimiz bu vekiller topluluğuna, TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ diyordu. Kısa adı olarak bizde; TBMM. Diyoruz. Ve öyledir de. Devletimizi dışarıda temsil eden, eski adıyla HARİCİYE BAKANI’NIZ devletimizi savunacak yerde ( devletimizde dini inançlarımızı rahatlıkla yerine getiremiyoruz.) diye şikâyet ederse! Devletin zirvesinde bulunan sahsın eşi, devletini şikayet eder se, hükümetin başı bebek katiline sayın, şehitlerimize kelle derse, dini Alet ederek ATATÜRK döneminde isyan ederek cumhuriyeti yıkıp şeriat düzenini getirmeye çalışan kişinin torununu genel başkan yardımcısı yaparsa, aynı kişinin diğer bir torunu ( biz bunun intikamını Türklerden alacağız) Diyen, KÜRT TEALİ CEMİYETİ’ nin kurucularından olan. Güney doğuya KÜRDİSTAN DİYEREK, ( KÜRDİSTANDA KÜRTLER YAŞAR ) diyen Şirketlerinde yalnız isyankar aşiretten kişilri şalıştıran kişiyi danışman olarak alırsa. Mecliste siyasi partiden birisi çıkıp, emniyet güçleri ile çarpışan asilere (KÜRTLERE SOYKIRIM OLMUŞTUR ) diyerek arka çıkarsa. Katil başına sayın diye hitap ederek,( bizim liderimizdir) derse. Devletten de destekler nitelikte sözler edilirse, ORHAN PAMUK gibi yazarlar ön plana getirilip devletin başı tarafından alman yaya davet edilirse. Diyorum ki, acaba ATATÜRK ve arkadaşları sağ olsalar ve bu durumu görselerdi. Bu meclise ne derdi? Saygılarımla bu soruyu düşünüp, alt kısma yorumunuzu bekliyorum. Şayet devletimiz diyorsanız. Şayet yurdunuzu seviyor sanız. Yazın October 02 körmüsün ırkdaşımKÖRMÜSÜN Ey Türkoğlu... Kendine gel kendine! Devletini deliyorlar kör müsün? Düşmeyelim şu Batı`nın fendine Kırk elekten eliyorlar, kör müsün? Batı hep böyledir, borç verir önden, Vatan ister vatan, yurt ister senden. İktisadî yönden, coğrafi yönden, Kuşatmaya alıyorlar, kör müsün? `Türkiye, Türklerden nasıl alınır?` Hesabı yapanla dost mu olunur? Hangi dağda hangi maden bulunur, Bizden iyi biliyorlar, kör müsün? Batılı diyor ki `şu kanun gerek`, Biz de sanıyoruz bal ile börek. `İnsan hakkı`, `demokrasi` diyerek, Ne hainler buluyorlar, kör müsün? Hain çünkü; bunlar almış doları, Alınca Batı`ya vermiş yuları; Bunlar şu AB`nin kadim kulları! AB diye meliyorlar, kör müsün? Bazınız belki der; `kim bunlar, nerde?` Nerde deme nerde, bunlar her yerde; Şehirde, kazada, hatta köylerde, Akılları çeliyorlar, kör müsün? Bunların içinde kim yok ki, oof, of!. Kimisi medyatör, kimisi prof. Seçtiklerin bile kof çıktılar kof, Aynı telden çalıyorlar, kör müsün? Son seçimde vebal attın boynundan, Müslüman seçmiştin, emindin bundan!. Bunun bile haç çıkıyor koynundan, Frenk k..ı yalıyorlar, kör müsün? İşte bu AB`ci aydın(!) zevatlar; AB`yi överken göbeği çatlar!.. Pamuklar, yamuklar, bazı g...tlar, Ermenici oluyorlar, kör müsün? AB için her bağımız hiç artık, Kan bağıymış, dil bağıymış geç artık, Türkiye`de Türküm demek güç artık, Türk adını siliyorlar, kör müsün? AB ne yapıyor, bak vurup vurup?.. Mozaik diyorlar mermeri kırıp!.. Kürt`ü Türk`ten, Türk`ü Kürt`ten ayırıp, Dilim dilim diliyorlar, kör müsün?.. Sonra Kürt`ün çocuğunu kandırıp, `Hasan Sabbah` gibi tam inandırıp, Büyütüp besleyip, silahlandırıp, Üstümüze salıyorlar, kör müsün? Bırak be milletim, gafleti bırak! Aç gözünü artık, şu piçlere bak! Vatanında bayrağını yırtarak, Ay-Yıldız`ı yoluyorlar, kör müsün? Açık artık felakete gittiğin, Günden güne tükendiğin, bittiğin! Davul zurna ile asker ettiğin, Evlatların ölüyorlar, kör müsün? Kör müsün diyorum, hiç kızma, affet; Zıvanadan çıktım, nedir bu gaflet? Savaş var karşında devlet yok devlet, Sinsî sinsî geliyorlar, kör müsün? Bakın `yankiler`le verip el ele, Çakalken it oldu iki hergele!.. Talabani bile, Barzani bile, Paçamıza dalıyorlar, kör müsün? Zaten PKK`yı kuran da Batı, Kurup arkasında duran da Batı, Bizi sırtımızdan vuran da Batı!.. Ensemizde soluyorlar, kör müsün? Bitsin artık `dostuz, mostuz` mavalı, Gördük işte en dost olan düveli! Başımıza kim geçirdi çuvalı?!.. Bir de kıs kıs gülüyorlar, kör müsün? Vaşington, Brüksel, Strazburg, Roma, Arif, bunlar dost mu olur adama? Felaket tellalı değilim ama, Türkiye`yi bölüyorlar, kör müsün?!.. Ozan Arif TUNA... TÜRKSÜZ TUNA ÖKSÜZ, TUNASIZ TÜRK YASLIDIR Bu bir isim değil, bir su değil kalbimizde çağlayan bir tarihdir Türksüz Tuna öksüz, Tunasız Türk yaslıdır. Binlerce yıl evvel bu su ıssız ve garib akıyordu. Kenarlarında ölgün, medeniyetsiz insanlar sürünüyordu. İki tarafına yayılan topraklarda vahşetle harabiyeî kucaklaşmışdı. Semasında güneş yokdu. Yıldızları fersiz, mehtabı sönüktü. Kuşları nağmesiz, çiçekleri solgundu. Bu durgun hava içinde, bu donmuş varlığın ortasında Tuna hırsltyor, ve hırsından toprakların bağrını tırmalıyordu. Önüne gelen dağları yarıyor, kayaları eritip dağıtıyordu. İnsanları sürükleyip boğuyordu. Bir gün ansızın Tunanın bitmeyen geceleri sabaha erdi. Toprakda bir sarsıntı başladı. Havada bir toz ve duman bulutu yükseldi. Yaklaşan bulutun içinden dağ gibi atlarda, dağ gibi kahramanlar belirdi. Yüzlerinden nur ve hareket taşıyordu. Gözleri ışık ve enerji doluydu. İsimlen merdlik ve sertlik taşıyan ahenkli, tok bir heceden ibaretti... Türk...! . Suları kuruyan yurdlarından başka diyarlara akıyorlardı. Bu akışta güneşi de atlarının kuyruklarına bağlamışlar, arkalarından sürüklüyorlardı. İşte Tunaya güneş, onların orada göründüğü andan itibaren doğdu... Azgtn Tuna uslandı. Toprak alt üst edildi. Ovalar yeşerdi. Sulara dizgin vuruldu. Her tarafta abideler, saraylar, mamureler yükseldi. Tuna'da neş'e, Tuna'da düğün başladı. Cahil, müterreddi yerliler bu medeni insanlara, bu yiğit adamlara saldırmaya yeltendi. Fakaî doğuştan eşek, ayı yaratılmış olanlar kurda rıe yapabilirler? Cüceler kahramanları yere serebilir mi? Hayır... asla. Medeniyeti, adalet ve tabiatı yenmek olan Türk, önüne çıkan melez sürülerini, uyuşuk insan kafilelerini değil, dağları, nehirleri bile çiğnedi, ezdi, aşdı geçdi. Hepsinin başına kantarması adaletten, halkaları medeniyetten, dizginleri kuvvetten yapılma bir yular takdı. Asırlarca medeniyetin koruyucusu ve yayıcısı olarak döğüşdü, döğüşdü. Savaşın ardı gelmiyordu. Fakat Türkün aradığı da buydu. Savaşdılâr, savaşdılar. Hersavaşda muzaffer, her yerde hakim oldular. Kizıl kanlarından Tunanın ufuklarına renk, seslerine ahenk verdiler. Böylece Tuna şenlendi, hayat ve hareketle doldu. Eskiden Tuna ölüydü. Onlara kavuşunca dirildi. Türk gelmeden Tuna yokdu. Tunayı Türk yaratdı. Biz çok cenklerimiz Tuna boyunda oldu. Türk akıncılar Tunaya karşı aktılar. Tunaya çağlayanlar gibi Türk kanı katıldı. Tuna onun için gönüllerin en coşkun ve suların en kudreîlisidir ve Tuna bunun için bizimdir. O eski çağlarda Tunanın düğününü yapıyorduk. Tuna gelindi. Ve biz Tuna ile evlenmiştik. Neşeyle,'zaferle dolu o uzun yüz yıllar ne çabuk geçdi. Nasıl bitdi? Turamı kollarımdan kim kopardı, kim aldı? Tunam! Asırlarca koynumda taşıyıp doyamadığım sevgilimi... Sen bugün çağlamıyor, hıçkırıyorsun... Sen bir nehir değil içimi yakan bir tahassürsün... Tunam; gönlümde yatan Arslanın susuzluğunu sen giderirsin. Bana su vermez misin Tunam? Alparslan TÜRKEŞ |
|||||||
|
|